TANIMLAR

Avrupa ülkelerinde ve ABD’de köklü bir geçmişe sahip olan kurumsal ilişkiler yönetimi, Türkiye’de özellikle son 15 yılda ilerleme kaydetmiştir ve müzakereci demokrasi anlayışının gelişimine paralel olarak etki alanını genişletmiştir. Ancak kavramın doğru olarak tanımlanmaması ve çalışma alanına ilişkin net çizgiler çizilmesinin zorluğu nedeni ile sıklıkla “kurumsal iletişim” ve “halkla ilişkiler” ile karıştırılmıştır. Bu üç alan kullandıkları mecralar, enstrümanlar, yazılı ve yazılı olmayan kurallar ile birbirinden ayrılabilmektedir fakat her üç alan ortak paydaşlara sahip olduğu için çoğu zaman birbiri ile iç içe geçebilmektedir. Ortak noktaları bulunmakla birlikte bu alanlar arasındaki en önemli fark profesyonellerin uzmanlıkları ve etkileşim içinde oldukları taraflarla kurdukları iletişimin mecralarıdır.

Kurumsal ilişkiler, en geniş ifadesi ile “bir kuruluşun paydaşlarıyla olan ilişkisi” olarak tanımlanabilir. Bir organizasyon tüketicilerinden, faaliyet gösterdiği alanı düzenleyen yasa ve yönetmelikleri hazırlayanlara, karar alıcılara kadar geniş bir alanla iletişim ve etkileşim halindedir. Siyasetçiler, hissedarlar, tüketiciler, müşteriler, tedarikçiler, medya, STK’lar ve meslek örgütleri bu alan içinde sayılabilecek paydaşlardan bazılarıdır.

Tüm bu paydaşlarla iletişimi ve ilişkileri yönetmek, kurum itibarının vazgeçilmez unsurlarıdır. Dolayısıyla organizasyonlar bu ağı etkin bir şekilde yönetmek için “kurumsal ilişkiler” disiplininden yararlanmaktadır.

Kurumsal ilişkiler alanında faaliyet gösteren profesyoneller; devletle ilişkileri, medya iletişimini, kriz yönetimini, kurumsal ve sosyal sorumluluğu ve stratejik iletişim konularını birleştirerek güçlü bir kurumsal itibar inşa etmek üzere çalışırlar.

Kurum itibarının korunmasında önemli bir araç olan kurumsal ilişkiler, temelde paydaşlarla ortak bir zemin bulmak ve topluma katkı sunmak üzerine odaklanır ve politika geliştiriciler ile karar alıcılara daha iyi politikalar geliştirilmesinde ve mevzuat çalışmalarında destek olmayı hedefler.

Bu alan çoğunlukla kamu otoriteleri ile ilişkileri kapsar ve kurumsal ilişkiler yönetimi organizasyonların bünyesinde “Resmi İşler”, “Devletle İlişkiler”, “Kamu İlişkileri”, “Regülasyon” ya da “Kurumsal İlişkiler” gibi farklı adlar altında yürütülür. Bu birimlerde görev alan profesyoneller, organizasyonun tüm paydaş ağıyla etkin bir iletişim kurarak itibar yönetimini gerçekleştirmseini ve karar alma mekanizmalarında etkili olmasını mümkün kılacak yetkinliklere sahip olmalıdır.

Kurumsal ilişkiler profesyonelleri temsil ettikleri organizasyonun itibarını korumakla olduğu kadar kamu yararını gözetmekle de sorumludurlar. Bu nedenle çalışmalarında etik kuralları dikkate alarak, hiçbir çıkar ilişkisine girmeden mesajlarını doğru aktarmak üzere faaliyet gösterirler.

Mesajın doğru iletilmesi kadar doğru bir üslupla iletilmesi de kurumsal ilişkiler yönetiminin önemli unsurlarından biridir. Toplumsal hassasiyetler, resmi kurumlarla yazışma usulleri, yerel farklılıklar, hiyerarşik yapı gibi pek çok unsur üslubun belirlenmesinde etkilidir.

Tanım 2
Tanım 3

HAKKIMIZDA

“Yaşanan küresel ve toplumsal değişikliklerle birlikte temsili demokrasinin yerini katılımcı demokrasi ve yönetişimin alması, kamunun ve iş dünyasının çalışma dinamiklerini, dolayısıyla kültürünü değiştirdi. Bu değişim, “kamu iletişimi ve kurumsal ilişkiler”i bir disiplin olarak tanımlama gerekliliğini doğurdu.

Kamu İletişimi ve Kurumsal İlişkiler Yönetimi Derneği (KİYED), bir sivil toplum kuruluşu olarak...” devamı için tıklayınız.

E-BÜLTEN